Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, Bergama’da-3

Atatürk’ün, 15. İzmir seyahatinin son durağı olan Bergama’yı haftaya onun Asklepeion gezisi ile sonlayacağım. 13 Nisan 1934 günü, Atatürk’ün, Bergama gezisini Ali İhsan Güngül’ün derlemelerinden izleyelim:

“Yol boyunca ve karşılama sırasında erkekler, gençler, öğrenciler ve başı açık kadınlar, güzel giyimli kızlar dikkat çekmektedirler. Ancak Halkevine yaklaşırken ve hatta Asklepion’a gidilirken asıl kalabalıktan ayrı, sokak başlarında kümelenmiş kadınlar Atatürk’ün gözünden kaçmamıştır. Bu kadınlar çarşaflı, peçeli görünümdeydi. Elbette Atatürk’ü görmeye gelmişlerdi, fakat bekçiler engellemek istiyorlardı. Çünkü bu kıyafetleri ile Atatürk’ün görmesinden çekiniyorlardı. Parti yöneticileri böyle önlem aldırmış, gözden ırak tutulmalarını düşünmüşlerdi. Ne var ki Atatürk onları görmüş, hem de kadınların itelenip kovalanmak istendiğini fark etmiştir. Kızgınlıkla yanındakilere dönerek; ‘Halkımı benden uzak tutmayın, niçin böyle davranıyorlar’ diye sordu, güvenlik için diye uydurma yanıtlar alınca, kıyafet devrimine uymadıkları söylenmeyince, Atatürk gibi birisi derhal anladı ve ‘halkın bunda kusuru yok, yetkililer görevini ihmal etmiş’ diye sert biçimde çıkıştı. Oysa Atatürk, yurt gezilerine yanında Afet İnan gibi öğretim üyeleri ile çıkarak halka mesaj veriyordu. Zorlamadan, kanun emri yapmadan özendirmek istiyordu. Ona bir yabancı gazeteci sormuştu; ‘Kadınların yasa, buyruk, baskı olmaksızın yüzlerini açmaları nasıl başarılmıştır? Diye ve Atatürk espri, zekâ, yöntem dolu şu yanıtı vermişti; ‘Evet, hiçbir zorlama, kanun yaptırımı uygulamadık. Biz sadece güzel bayanlar yüzlerini açabilirler dedik, hepsi açtı’ demiştir.

Atatürk, antik yerleri gezerken Osman Bayatlı ve Alman Arkeologlar açıklama yapmışlardır. Eski Yunan ve Roma uygarlığı üzerine hayranlık derecesine varan anlatımlar yapıldıkça Atatürk sıkılmaya başladı ve bir ara: ‘Biraz daha kazarsanız, Türkün çarığı çıkar’ diyerek yabancı hayranlığı yerine, Türk kültürüne ağırlık vermek gerektiğini çok güzel bir biçimde dile getirmiştir. Üstelik 1934 yılı, Türk Dil Kurumu’nun en etkili olduğu yıllardı, öz-kültüre, Türkçeye ve yazımına yılların gölgelemesinden sonra yoğun olarak döndüğümüz yılları yaşıyorduk. Herkesin Öz-Türkçe soyadı aldığı 1934’teydik. Osman Bayatlı, Asklepion tiyatrosunda beraberindekiler ve arkeologlarla bildiğimiz fotoğrafını çekilmiştir. Bu fotoğrafta Atatürk’ün yanında Fahrettin Altay, Kazım Dirik, Hacim Muhittin Çarıklı, İzzettin Paşa, Alman arkeologları Hanson, Deubner, Ziegenaus görülmektedir.”

Işıklar onunla…

2 Nisan 2023

Ahmet Gürel

ADD GYK Üyesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir