“`html
ABD’de Tüp Bebek Sektöründe Türk Kadınının Elde Ettiği Başarılar

Uzun yıllardır Amerika’da tüp bebek alanında etkileyici çalışmalara imza atan Dr. Şule Doğan, hem tıbbi yenilikler hem de tüp bebek teknolojileri üzerine yaptığı çalışmalarla dikkat çekiyor. Sağlikteknoloji.com ile gerçekleştirdiği röportajda deneyimlerini paylaşıyor.
Öncelikle, çalışmalarınıza başlamadan önce kendinizden bahseder misiniz?
Şu anda IVF Michigan ve IVF Ohio Tüp Bebek Merkezlerinde Laboratuvar Direktörü olarak görev yapıyorum. Embriyoloji ile birlikte, bir hormon laboratuvarı ve yedi androloji laboratuvarından sorumluyum. Eyaletlerdeki kliniklerimiz, çocuk sahibi olmak isteyen hastalarımıza kısırlık alanında yardımcı olmaktadır. Michigan’daki en büyük tüp bebek merkezine sahibiz. Kurucularımız Dr. Nicholas Shamma ve Dr. Michael Fakih yaklaşık 35 yıl önce bu merkezi açtı. Şu anki sürecimizde, 5 doktor ve 100’den fazla çalışanımızla birlikte toplamda yedi noktada hizmet sunmaktayız.
Tüp bebek teknolojilerine ilginiz nasıl doğdu ve bu alana nasıl adım attınız?
Babamın mesleği nedeniyle Türkiye’de birçok şehirde yaşama fırsatı buldum. İlk, orta ve liseyi farklı illerde tamamladım. Ankara Üniversitesi Biyoloji bölümünü bitirdikten sonra İzmir’e döndüm. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Biyoloji öğretmenliği yüksek lisansı sonrasında, yine aynı üniversitenin Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji bölümünde yüksek lisansımı tamamladım. Üniversitenin tüp bebek merkezinde, önce stajyer olarak çalıştım. Daha sonra iki yıl embriyolog olarak görev aldım. Ancak kadro bulunamadığı için bu pozisyondan ayrılmak zorunda kaldım.
Bu sürecin ardından iş başvurularına yönelmeye başladım ve birkaç yerden teklif aldım. Bunlardan biri İsviçre, diğeri Bahreyn’deki tüp bebek merkeziydi. Bir diğer seçenek ise Mississippi State Üniversitesi’nde Dr. Erdoğan Memili ile araştırmacı olarak doktora programına katılmaktı. Hep Amerika’ya gitme hayalim vardı, bu yüzden seçimim kolay oldu. 2009 yılında Amerika’ya taşınarak Mississippi Üniversitesi’nde önce araştırmacı, ardından Genetik programında doktora eğitimime başladım.
2013 yılında doktora eğitimimi tamamladıktan sonra klinik embriyoloji alanına geri dönmeye karar verdim. IVF Michigan Tüp Bebek Merkezinden Dr. Iqbal Khan’ın benimle iletişime geçmesi ise tam bu döneme denk geldi.
Tüp bebek teknolojisi hakkında neler söylemek istersiniz?
Türkiye’de Tüp Bebek veya IVF olarak bilinen teknoloji, aslında yardımcı üreme yöntemlerinden yalnızca bir tanesidir. Diğer yöntemler arasında aşılama ve ICSI gibi teknikler yer alır. Günümüzde en yaygın kullanılan teknik ICSI’dir; burada tek bir sperm hücresi, mikro-skop altında bir yumurta hücresine enjekte edilir.
Son yıllarda hem Amerika Birleşik Devletleri’nde hem de dünya genelinde kısırlık oranları artmıştır. Son 20 yılda çiftlerin çocuk sahibi olma isteği artarken, kısırlık oranları ve dolayısıyla yardımcı üreme yöntemlerine olan ihtiyaç da büyük bir artış göstermiştir. Bu durumu etkileyen en önemli faktörlerden biri kadınlarda yaşa bağlı estrogen kalitesindeki azalmadır.
Tüp Bebek Teknolojileri ile ilgili yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz?
Yüksek lisans dönemimde, sigaranın sperm DNA’sı üzerindeki etkisi üzerine araştırmalar yaptım. Kısırlık tedavisi gören erkek hastalar üzerinde sigara kullanımıyla sperm DNA’sındaki parçalanmanın arttığını ve böylece sperm kalitesinin, özellikle morfolojisinin etkilendiğini kanıtladık.
Doktora araştırmalarım sırasında sperm DNA’sındaki apoptoz (programlı hücre ölümü) ile bu hücrelerin DNA paketleme proteinleri arasındaki ilişkiyi inceledim. Bu süreçte boşa çıkan sperm ile çalışmalar yaptık. Kısırlığı etkileyen sperm protein belirleyicilerinin tespiti ve bunların embriyo gelişimine etkilerini moleküler yöntemlerle değerlendirdik.
Tüp Bebek Teknolojisinin Geleceği Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
Yapay zeka (AI) tüp bebek teknolojisini de dönüştürüyor. Embriyoların morfolojilerini otomatik olarak tanımlayan cihazlar geliştirilmekte. Ayrıca, embriyoların genetik anormalliklerini sadece çevresel çözeltinin test edilmesiyle tespit etmeye yönelik non-invaziv teknolojiler üzerinde çalışmalar sürüyor. Yakın zamanda mikromanipülasyon yapan embriyolog robotlarının geliştirileceğine inanıyorum.
Gelecek hedefleriniz neler?
Bu yılın sonuna kadar Grand Blanc’ta yeni bir Androloji laboratuvarı açmayı planlıyorum. Gelecek yıl ise Grand Rapids’te tam teşekküllü bir IVF Michigan Tüp Bebek merkezi kurmayı amaçlıyoruz. Bu merkezdeki operasyon merkezi ve tüm laboratuvarların planlamasında yer alacağım.
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Biyolojinin ne kadar derin ve önemli bir disiplin olduğunu Türkiye’de fark edilmiyor. Yurt dışında Biyoloji bölümü mezunlarının birçok alanda iş bulma imkanları mevcut. Yardımcı üreme teknikleri, özellikle Androloji ve Embriyoloji, biyolojinin klinikle birleştiği çok özel alanlardır.
Deneyimlerimi Türkiye’deki gençlerle paylaşmayı hedefliyorum. Bu fırsat için teşekkür ederim.
“`