“`html
Borsa
GCM’den 2026 Hisse Stratejisi: Yükseliş Potansiyeli Olumlu
Küresel ve yerel ekonomik koşullar, para politikaları ve finansal durumların etkisiyle Borsa İstanbul’da yakın gelecekte hem destekleyici hem de kısıtlayıcı unsurlar bir arada gözlemlenmeye devam edecek. Bu durum, orta vadeli stratejik hedefler için yeni iş fırsatlarını da beraberinde getirebilir.

Borsa İstanbul’da Denge Arayışı: Fırsatlar ve Riskler Birlikte
Küresel ve yerel makroekonomik koşullar, merkez bankası politikaları ve finansal durumu etkileyen unsurlar, Borsa İstanbul’da yakın dönemde hem destekleyici hem de kısıtlayıcı faktörlerin etkili olacağını gösteriyor. Bu denge, stratejik bağlamda yatırım fırsatlarını değerlendirmek için önem taşıyor.


Olumlu Unsurlar Öne Çıkıyor
Borsa İstanbul’da dikkat çeken pozitif unsurlar arasında yabancı yatırımcıların halen düşük seviyelerde olan pozisyonları yer almakta. Fiyatlama çarpanları, tarihsel ortalamalara ve benzer gelişen piyasa ülkelerine kıyasla cazip seviyelerde devam ediyor.
Son iki yıl içerisinde bireysel yatırımcı portföylerinde hisse senetlerinin oranında belirgin bir azalma gözlemleniyor. Yüksek faiz ortamında artan mevduat kârları ve global belirsizliklerin altın değerlerini yükseltmesi, borsa açısından potansiyel bir “geri dönüş alanı” yaratıyor.
Şirket düzeyinde, döviz yükümlülüğü olan firmalar açısından döviz likiditesine rahat erişim ve kur risklerinin sınırlı olması önemli bir destek faktörü olarak öne çıkıyor. İhracata odaklanan şirketler, Avrupa’da uygulanan altyapı ve savunma harcamalarına yönelik mali teşviklerden yararlanabilir.
Küresel para politikası görünümü, risk iştahını desteklemek için olumlu bir çerçeve sunuyor. ABD ve İngiltere Merkez Bankaları’nın faiz indirimlerine gitmesi; Avrupa Merkez Bankası’nın faiz artışlarına gitmemesi, global likidite algısını iyileştiriyor. Ayrıca, emtia fiyatlarının düşük seviyelerde seyretmesi, maliyet baskılarını sınırlayarak olumlu bir katkı sağlıyor.
Kredi derecelendirme kuruluşlarından gelebilecek olası not artışları, yabancı yatırımcı algısını güçlendirebilirken, BDDK’nın swap kısıtlarında sınırlı esneklik imkanlarını değerlendirmesi, sermaye girişleri açısından yakından izleniyor. Yüksek mevduat faizlerinin gerilemesi, portföylerde dengeleme ihtiyacını artırarak hisse senetlerine olan talebi destekleyebilir.
Teknik analiz bazında gelen olumlu sinyaller de mevcut durumu destekliyor.
Riskler Gündemde Kalacak
Olumsuz yönde yurt içi talep koşullarının beklenenden daha dayanıklı devam etmesi ve enflasyonun yavaş düşmesi, finansal koşulların uzun süre kısıtlı kalabileceği endişesini artırıyor. Bu durum, riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturacak bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.
Küresel jeopolitik risklerden kaynaklanabilecek yeni dalgalanmaların navlun fiyatlarını tekrar yükseltmesi, maliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Japonya Merkez Bankası’nın sınırlı da olsa faiz artırımlarına gidebileceği yönündeki spekülasyonlar, global piyasalarda dalgalanma riskini artırıyor.
Yılın ilk yarısında yüksek TL mevduat ve tahvil faizleri ile karşılaştırıldığında, hisse senetlerinin getirisinin bu risklere meydan okuyup çıkıp çıkmayacağı yatırımcı davranışlarını etkileyebiliyor. Kredi kısıtlarının devam ettiği bir ortamda, borçluluğu yüksek olan ve kısa vadeli yükümlülükleri ağır olan şirketlerde finansal sıkıntı yaşanabilir.
Kamu maliyetlerinde açıklanan tasarruf önlemleri ve olası yeni vergilerin yaratacağı yüklerin talep ve kârlılık üzerinde yapacağı basic baskı dikkatle izleniyor. Halka arzların sürmesi endeks üzerinde fiyat baskısı oluşturuyor. Avrupa ekonomisinde, özellikle Almanya’nın öncülüğündeki imalat ve inşaat sektörlerindeki daralma, ihracat yapan şirketler açısından risk oluşturmaya devame diyor.
2022-2024 Aralığında Ralli ve 2025 Konsolidasyonu
BIST-100 endeksi, 2022-2024 dönemi boyunca düşük faiz ve yüksek enflasyon ortamıyla kısa süreli dalgalanmalar içinde güçlü bir performans sergiledi. Bu süreçte sektör ve hisse seçiminin önemi azalırken, 2025 yılına yaklaşıldıkça koşullar belirgin bir şekilde değişti.
Yatırımcılar, risksiz faiz getirilerini hem dolar hem de enflasyona kıyasla daha cazip bulmaya başlamasıyla, endekste belirgin bir konsolidasyon süreci yaşanıyor. Bu dönemde BIST-100’ün dolar cinsinden 250 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı bir performans göstermediği ve değerleme çarpanlarının global muadillerle arasındaki farkın arttığı gözlemleniyor.
İkinci Yarıda Hisse Senedi İlgisi Artabilir
Gelecek dönemde oluşacak denge, yılın ilk yarısında faiz cazibesinin devam etmesini beklemekte. Ancak faiz oranlarının realize edilmesiyle, yılın ikinci yarısında hisse senetlerine olan ilginin artması bekleniyor. Bu dönemde, 2026’nın ilk yarısında hisse seçimlerinin önemini koruması; ikinci yarısında ise daha geniş tabana yayılmış bir yükseliş hareketinin ortaya çıkması olası görünüyor.
Öne Çıkan Sektörler ve Temalar
Büyüme potansiyeli taşıyan sektörlerin başında bankacılık sektörü geliyor. Normalleşme süreci ve yabancı sermaye girişleri beklentisi, işlem hacim ve likiditesi yüksek bankaların hisse performansını artırabilir.
Savunma sanayi, global jeopolitik belirsizlikler ve Avrupa kaynaklı talep beklentileriyle stratejik önemini sürdürüyor. İnşaat, yapı malzemeleri, beyaz eşya ve mobilya sektörleri ise kredi faizlerinin düşmesiyle hem iç piyasadan hem de çevre ülkelerden talep artışından faydalanabilir.
Ayrıca, değerleme açısından endekse ve global benzerlerine göre düşük kalan model portföy hisseleri, mevcut mevduat getirilerine kıyasla cazip bir yatırım fırsatı sunabilir.
Endeks için Hedef Senaryolar
Temel senaryo çerçevesinde, yurt içi enflasyon görünümü, GSYH büyümesi ve değerleme çarpanları göz önünde bulundurulduğunda BIST-100 endeksinin 16.000 seviyelerine doğru ilerlemesi mümkün görünüyor. Kredi notunda olası iyileşmeler ve global muadillere göre düşük kalan değerlemeler bu yükselişi destekleyebilir. Ancak, şirket kârlılıklarındaki zayıf seyir nedeniyle değerlemenin zamanlaması ikinci yarıya kayabilir.
Daha iyimser bir senaryoda, şirket kârlılıklarının beklenenden daha dayanıklı kalması ve küresel sermaye akımlarının destekleyici durumu, endeksin yıl sonunda 18.000 seviyelerine ulaşma potansiyelini artırıyor.
“`