Prof. Dr. Fahri Işık: Arkeolojide Öncü Bir İsim
Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Kileyik köyünde dört aşırdan fazla bir süredir arkeoloji alanında çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Fahri Işık’ın hayatı, bilime ve arkeolojiye olan derin ilgisiyle şekillendi. Anadolu’nun zengin tarihsel mirasıyla ilgilenen Işık, lisans eğitimini Ankara Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra doktorasını Almanya’daki Bonn Üniversitesi Klasik Arkeoloji Bölümü’nde tamamladı. Arkeoloji bilimi üzerine 13 kitap ve yüzden fazla makalesi yayınlanan Işık, 1983 yılında profesörlük ünvanını aldı ve Atatürk ve Akdeniz Üniversiteleri’nde arkeoloji bölümlerini kurarak Likya Uygarlıkları ve Göller Yöresi Uygarlıkları Araştırma Merkezleri’ni kurdu.
Arkeoloji Alanında Öncü Çalışmalar
1988 yılında Patara Antik Kenti’nde kazı başkanlığına başlayan Işık, kısıtlı imkanlarla büyük çapta arkeolojik eserler ortaya çıkardı. Baştan sona emek dolu çalışmalarıyla Patara’da önemli kazılar gerçekleştiren Işık ve ekibi, başlangıçta bir köylü evinde konakladıkları süreçte, daha sonra araştırmalarına Kızılay çadırlarında devam ettiler.
“Hocaların Hocası” ve Anadolu Uygarlıkları
Prof. Dr. Fahri Işık, yetiştirdiği öğrencilerin bugün Türkiye’nin değişik bölgelerinde antik kentlerde kazı çalışmaları yürüttüğü için bilim camiasında “hocaların hocası” olarak anılıyor. Özellikle Anadolu topraklarında doğan ve yerel halkların katkısıyla büyüyen uygarlıklar üzerinde yaptığı tezlerle tanınan Işık, Hellen kültürünün Anadolu’da şekillendiğini savunarak dikkatleri üzerine çekiyor.
Yeryüzünde Kutlu Bir Kültür Toprağı: Anadolu
Prof. Dr. Fahri Işık, 2025 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülerek bu onuru Anadolu uygarlıklarının kökenine olan inancına bağlıyor. Bilimin doğruluğunu ve emeğin değerini vurgulayan Işık, yaptığı araştırmaların Atatürk’ün izinden ilerlediğini ifade ediyor.
Anadolu Uygarlıklarının Kökenine Yönelik Çalışmalar
Almanya’daki eğitim yıllarında edindiği bilgi birikimini Anadolu’ya taşıyan Işık, Frigler üzerinde yaptığı araştırmalarla Yunan kültürünün Anadolu’da değil, yerli Anadolu halklarının etkisiyle oluştuğunu ortaya koyuyor. Likya Uygarlığı ve İyonlar üzerine yaptığı çalışmalarla Anadolu’nun zengin kültürel mirasını vurgulayan Işık, Türk arkeologların özgüvenle araştırmalar yapabilmeleri gerektiğini savunuyor.
Anadolu Gerçeğinin Yayılması İçin Çaba
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülmesiyle ilgili kanaatini paylaşan Işık, bu ödülün Anadolu gerçeğinin geniş kitlelere yayılmasını sağlayacağını ve zamanla bir kültür politikasına dönüşeceğini belirtiyor. Prof. Dr. Fahri Işık, Türkiye’deki arkeologları ve dünyadaki bilim insanlarını Anadolu uygarlıklarının kökenine yönelik tartışmalara davet ediyor ve bu konunun ülke çapında daha fazla ele alınması gerektiğini vurguluyor.