23 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan habere göre, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile ilgili verilen mutlak butlan kararı, Avrupa’nın gündeminin en önemli maddelerinden biri haline geldi. Avrupa basını, Türkiye’deki bir mahkemenin ana muhalefet partisinin liderini görevden almasını geniş şekilde ele alırken, bu gelişme uluslararası kamuoyunda da büyük yankı buldu. Alman ZDF televizyonu, “Türkiye’de yargı, bir yıldan fazladır CHP üzerinde baskı kuruyor. Sert önlemlerle yüzlerce parti üyesi ve çok sayıda belediye başkanını tutukladı. Ayrıca, parti lideri Özel ve eski lider Kılıçdaroğlu arasında iç çatışmalar sürüyor” ifadesini kullandı.
ZDF, Kılıçdaroğlu’nun parti içindeki hırslarından da bahsetti. “Kılıçdaroğlu, on yılı aşkın süredir parti liderliği yapıyor ve 2023’teki seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yenilmişti. Özel, Kılıçdaroğlu’nun koltuğuna oturmuş olsa da, eski liderin hala parti içinde etkili bir pozisyona sahip olduğu yönünde söylentiler var” şeklinde yorumlarda bulundu.
Benzer bir değerlendirme de ARD televizyonu tarafından yapıldı. ARD, “CHP, içerideki tartışmalarla birlikte dışarıdan da yoğun baskı altında. Yargı, CHP’ye karşı büyük çaplı eylemler yürütüyor. Hukuki süreç, eski partililer tarafından başlatıldı. Kararın ardından Kılıçdaroğlu, Özel’in yerine geçici olarak CHP’nin liderliğini üstlenecek” dedi.
Alman ekonomi gazetesi Handelsblatt ise kararın sonuçlarını değerlendirerek, siyaset bilimci Berk Esen’in “Bu Türk tarihinde karanlık bir gün” sözlerine dikkat çekti. Gazete, “Seküler bir parti olan CHP, bir yılı aşkın süredir baskı altında ve kendisini hükümetin siyasi amaçlı bir kampanyasının kurbanı olarak görüyor” yorumunu yaptı.
Etkin siyasi yayınlardan Die Zeit, mutlak butlan kararını geniş bir şekilde ele alarak, “Özel’in görevden alınması, Erdoğan’ın yeniden seçilme şansını artırabilir. CHP, 2025’te önemli bir farkla önde olmasına rağmen, son anketlerde iktidardaki AKP’ye karşı hafif bir üstünlük sağladı” ifadelerini kullandı. Almanya’nın en çok okunan gazetesi Bild de, mahkemenin CHP kongresindeki bazı delegelerin rüşvetle satın alındığı iddiasıyla bu kararı verdiğini belirtti. Bild, mahkeme kararının finans piyasalarını olumsuz etkilediğini ve İstanbul Borsası’nın yüzde altı düşerek otomatik durdurma sisteminin devreye girdiğini vurguladı. Bu gelişmeler, Avusturya, Hollanda, Belçika, Fransa, İsviçre ve İngiltere basınında da geniş yer buldu.