8 Haziran 2026 tarihi itibarıyla İzmir barajlarında su seviyeleri kritik bir duruma geldi. Kentin ana su kaynağı olan Tahtalı Barajı, doluluk oranını yüzde 54,07’ye düşürdü ve erime hızı dikkat çekici bir şekilde arttı. Balçova Barajı, tarihi bir dönüm noktasına ulaşarak ilk kez yüzde 90’ın altına inerek yüzde 89,15 doluluk seviyesine geriledi. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı da yüzde 71,88 ile doluluk oranında düşüş yaşadı ve mayıs ortasından bu yana yaklaşık yüzde 4 kayıp meydana geldi. Çeşme yarımadasında yaz turizminin ilerlemesiyle birlikte barajlar üzerindeki baskının artması bekleniyor. Ürkmez Barajı ise yüzde 97,55 ile doluluk oranını koruyan tek baraj konumunda. Gördes Barajı ise yüzde 41,22’de sabit kaldı. İzmir genelindeki tüm barajlarda toplam kullanılabilir su miktarı 361,5 milyon metreküp seviyesine ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam yalnızca 65,2 milyon metreküptü.
İZMİR BARAJ DOLULUK ORANLARI (8 HAZİRAN 2026)
– Tahtalı Barajı: %54,07
– Balçova Barajı: %89,15
– Ürkmez Barajı: %97,55
– Gördes Barajı: %41,22
– Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %71,88
Haziran ayının ilk haftası itibarıyla İzmir’in su bütçesinde önemli değişiklikler gözlemleniyor. 1 Haziran’da yüzde 54,48 olan Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 54,07’ye geriledi. Geçen hafta açıklanan verilere göre, Tahtalı Barajı’nın günlük su üretimindeki payı yüzde 16,9 olarak kaydedilirken, Gördes Barajı ise yüzde 25,4 ile en büyük su kaynağı haline geldi. Tahtalı Barajı’ndaki 155,2 milyon metreküp kullanılabilir su, geçen yılın aynı tarihindeki 39,9 milyon metreküpe göre 3,9 kat daha fazla. Tüm barajlardaki toplam 361,5 milyon metreküplük stok, günlük tüketime bölündüğünde yaklaşık 519 günlük su güvence sağlamaktadır. Geçen yıl bu miktar sadece 94 gün yetecek kadar su sağlamaktaydı.
2025 yazında Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı hızlı bir şekilde düşerek aralık ayında yüzde 0,13’e inmişti. Bu yıl ise İZSU’nun su kaynaklarını çeşitlendirme stratejisi sayesinde erime hızı bir nebze yavaşlatılmış durumda. Ancak Alaçatı Barajı’ndaki düşüş, Çeşme yarımadasında yaz su baskısının erken başladığını gösteriyor. Barajlardaki erime devam ederken, yaz aylarında yaşanacak bir Süper El Nino dalgasıyla gelen yağmurlar, İzmir’in barajlarını güçlendirebilir.
BARAJ DOLULUK ORANLARI NEDEN ÖNEMLİ?
İzmir, geçen yaz su krizi ile sarsıcı bir deneyim yaşadı. Tahtalı Barajı neredeyse tamamen tükenmiş ve 13 ilçede su kesintileri yaşanmıştı. Bu yılki doluluk oranları geçen yıla göre kat kat daha iyi olsa da, yaz aylarının beraberinde getireceği su tüketim artışı ve buharlaşma, baraj seviyelerinin dikkatlice izlenmesini gerektiriyor.
DOLULUK ORANI NEDİR?
Barajda bulunan suyun, barajın alabileceği maksimum suya oranı, doluluk oranını belirler. Yağışlar bu oranı artırırken, tüketim ve buharlaşma düşürmektedir. İZSU, bu oranı aktif doluluk olarak ifade ediyor ve barajın dibindeki kullanılamayan ölü hacmi hesaplamadan çıkarılıyor.
TOPLAM DOLULUK VE AKTİF DOLULUK FARKI NEDİR?
Barajların tabanında yer alan ve fiziksel olarak çekilmesi mümkün olmayan bir su katmanı, ölü hacim olarak adlandırılır. Toplam doluluk bu kısmı da kapsarken, aktif doluluk yalnızca şebekeye verilebilecek su miktarını gösterir. İZSU, verileri aktif doluluk üzerinden sunduğundan, İzmir’in gerçek su durumunu yansıtmakta.
İZMİR’İN SU GÜVENLİĞİ NEYLE BELİRLENİYOR?
Tahtalı Barajı, 155 milyon metreküplük kullanılabilir su kapasitesi ile kentin en büyük su rezervidir. Ancak İZSU, geçen yazdan sonra su kaynaklarını çeşitlendirdi; Gördes Barajı ve yer altı kuyularının katkısı artırıldı. Yine de Tahtalı’nın doluluk seviyesi, İzmir’in yazı nasıl geçireceğinin en önemli göstergesi olmaya devam ediyor.
BARAJLARDA DOLULUK DÜŞTÜĞÜNDE İZMİR’DE NE OLUR?
Eğer 2025 yazında Tahtalı Barajı doluluğu yüzde 10’un altına inerse, 13 ilçede su kesintileri yaşanması kaçınılmaz olabilir. Hem barajların durumu hem de hava durumunun etkisi, İzmir’in su krizine karşı nasıl bir yol izleyeceğini belirleyecektir.