savunuculari-da-ayni-fikirde-trumpin-akil-sagligi-kotu-XNx592g8

Trump’ın Akıl Sağlığı Hakkındaki Endişeler Artıyor

Uluslararası ilişkilerde bireylerin rolü genellikle göz ardı edilir; sonuçların çoğunlukla koşullardan kaynaklandığı düşünülür. Ancak, eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger gibi bazı isimler kişisel etkilere daha fazla önem vermektedir. Kissinger, “Tarihi kişisel olmayan güçlerin yönlendirdiğine inanma eğilimindeydim. Ancak pratikte kişiliklerin yarattığı farkı da anlayabildim” diyerek kişiliklerin önemine dikkat çeker. Ben de kişiliklerin bazı gelişmelerde olumlu veya olumsuz etkiler yarattığına inanıyorum. Bu nedenle, ABD Başkanı Donald Trump’ın akıl sağlığının yalnızca onu ilgilendiren bir mesele olarak görülmesini doğru bulmuyorum.

Elbette, ABD siyasi sistemi başkanlarını çeşitli tehlikelere karşı koruma altına almış durumda. Ancak Trump’ın son zamanlarda artan endişe verici ruh hali, bu sistemin dengesini tehlikeye atma potansiyeline sahip. Başlangıçta, Trump’ın “Amerikan sistemine” yönelik eleştirileri, belirli kesimlerin çıkarlarını yansıtan bir ideolojiyi içeriyordu. “Amerika’nın yeniden büyük yapılması”, “içe kapanma” gibi tutumlar, onun temsil ettiği grupların beklentilerini yansıtıyordu. Fakat son dönemlerde Trump’ın zihinsel durumunun giderek daha fazla sorgulandığı gözlemleniyor.

USA Today gazetesinde yer alan bir ankete göre, birçok bağımsız seçmen ve bazı Cumhuriyetçiler, Trump’ın yaşlandıkça daha da dengesiz hale geldiğine inanıyor. Ünlü muhafazakâr yorumcular, Trump’ın ruh sağlığının sorgulanabilir olduğuna dair görüşlerini dile getiriyorlar. Örneğin, Candace Owens, Trump’ı “soykırımcı bir deli” olarak nitelendirerek, ABD Anayasası’nın 25. Maddesi’nin uygulanmasını talep etti. Eski Beyaz Saray avukatı Ty Cobb da, Trump’ın “açıkça deli” olduğunu belirterek, başkanın her gece ortaya koyduğu davranışların delilik ve ahlaksızlık boyutunu gösterdiğini vurguladı.

Bu eleştirileri yapan isimler, Cumhuriyetçi Parti’nin destekçileri ve Trump’ın ilk başkanlık dönemindeki en büyük savunucularından olmalarına rağmen, şimdi onun ruh sağlığına ilişkin endişeleri dile getiriyorlar. Çünkü Trump’ın konuşmaları sırasında konudan konuya geçiş yapması ve ilgisiz noktalara takılması sıkça gözlemleniyor. Örneğin, Mart ayında Beyaz Saray’da düzenlenen bir kabine toplantısında, Trump’ın 5 dolarlık kalemlere olan sevgisinden bahsetmesi ve 5 dakika boyunca konudan sapması dikkat çekti. Ayrıca, gazetecilere İran’daki savaş hakkında bilgi verirken, aniden Beyaz Saray’ın perdelerine hayranlıkla bakması da şaşkınlık yarattı.

Başkan’ın sürekli kendini övme çabası da bir davranış bozukluğu olarak değerlendiriliyor. Örneğin, “Benden başka savaş bitiren Başkan olmadı” derken Theodore Roosevelt’in 1906 yılında Nobel Barış Ödülü aldığı savaşı bile aklına getirmiyor. Anketler, Amerikan halkının da başkanın davranışlarının garipleştiğinin farkında olduğunu gösteriyor. Bu durum, Trump’ın akıl sağlığı hakkında daha fazla düşünmeyi ve tartışmayı zorunlu kılıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir